AKÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@AKÜ, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , Exploring the thematic evolution of family studies over the last three and a half decades with network analysis(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.06.2026) Pehlivan, Oğuzhan; Gökmen, Yunus; Akgün Sakızcı, EdaAcademic studies on the family, which forms the core of a society, have gained significant momentum in the last 30-40 years. However, there is no specific longitudinal research focusing on the indexed scholarly segment of family-related research, rather than exploring the entire universe of family sociology or family studies in the literature. In this article, we aimed to explore the thematic evolution of family studies by examining correlative statements in family studies. To achieve our aim, first, 4,485 articles related to the concept of “family” in the Web of Science (WoS) Family Studies category between 1988 and 2023 were included in analysis, and 3,327 articles were found suitable for further analysis after data cleaning. From these studies, 16,635 standardized keywords were obtained and reduced to 5,804 unique keywords through a standardization process. Subsequently, four distinct periods (1988–2000, 2001-2010, 2011–2019, and 2020-2023) were determined based on historical and theoretical considerations, and co-word network analysis was applied to examine degree, betweenness, and eigenvector centrality measures of keywords to reveal their interrelations. The findings showed that family relationships structured around generational and role-based distinctions, such as “parents,” “adolescents,” and “children,” emerged as more prominent in the observed period. In addition, issues such as “family resilience” and “social support” are expected to gain increasing importance, while “methodological” and “macro-level” perspectives appear to decline over time within the literature. Furthermore, the research focus has shifted from “African/Black families” toward “Chinese families,” and “transnational family” issues are likely to contribute to a deeper understanding of migration and brain drain processes.Öğe Türü: Öğe , Türkiye’deki büyük ölçekli firmaların dijital halkla ilişkiler uygulamalarında instagram kullanımı(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.06.2026) Ergin Çağatay, Hacer HandeGünümüzde internet ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte kurumların hedef kitleleriyle gerçekleştirdikleri iletişim ve halkla ilişkiler çalışmalarının boyutu değişmiş, bu çalışmalar daha çok dijital platformlarda gerçekleştirilir hale gelmiştir. Bu çalışmada Fortune Türkiye dergisinde yayınlanan 2024 yılında Türkiye’nin ilk 500 firmasından ilk 10 arasında yer alan, Instagram’da paylaşımlarının bulunması ve Türkçe paylaşım yapılması çerçevesinde belirlenen sekiz firmanın dijital halkla ilişkiler konusunda Instagram kullanımları incelenerek Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olan firmaların hedef kitleleri ile iletişimde sosyal medyayı nasıl kullandıklarının değerlendirilmesi, firmalara dijital halkla ilişkiler ve sosyal medya kullanımı konusunda çeşitli öneriler sunulması amaçlanmıştır. Bu firmalar Tüpraş, Ford Otomotiv Türkiye, BİM, Petrol Ofisi, Arçelik, Ahlatçı Kuyumculuk, Opet ve Shell Türkiye'dir. Araştırmada firmaların Temmuz-Aralık 2024 ve Ocak 2025 tarihleri arasında Instagram üzerinden yaptıkları paylaşımlar, ürün tanıtımı, kurumsal reklam, kurumsal sosyal sorumluluk, özel gün/kutlamalar temaları altında incelenmiş, takipçi ve paylaşım sayıları, eleştirel-olumlu yorum sayısı, yorumların cevaplanma sayıları bulunarak firmaların hedef kitlesiyle dijital halkla ilişkiler kapsamında sosyal medya aracılığıyla nasıl bir etkileşim gerçekleştirdiğinin içerik analizi tekniğiyle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Firmaların daha çok ürün tanıtımına öncelik verdikleri, Arçelik ve Ford dışındaki firmaların genellikle yorumlara cevap vermedikleri belirlenmiştir. Çalışma sonunda firmaların dijital halkla ilişkiler çerçevesinde sosyal medya platformlarında hedef kitlesiyle ilişki temelli, çift yönlü bir iletişim kurmaları önerilmektedir.Öğe Türü: Öğe , Çakı merkezli bir etnografik-semiyotik analiz: Altay Türklerinde geleneksel ekolojik bilginin (GEB) mekânsal ve ritüel örgütlenmesi(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.06.2026) Yıldız, AdnanBu çalışma, Altay Türklerinde Geleneksel Ekolojik Bilginin (GEB) güncel yaşamdaki işleyişini, çakının (чаакы) normatif bir eşik ve merkez düzeni olarak işleyişi üzerinden incelemektedir. Araştırmanın amacı, literatürde tanımlanan kozmolojik tasarımların günümüzde hangi biçimlerde sürdürüldüğünü ve nasıl aktarıldığını; çakının kozmolojik merkez tasarımından hareketle gündelik davranış alanlarına yayılan etik, düzenleyici ve öz-denetim temelli bir çevre ilişkisine nasıl dönüştüğünü ortaya koymaktır. Altay kozmolojik tasavvurunda dağ-ağaç-direk ekseni, yeraltı, yeryüzü ve gökyüzünü birbirine bağlayan dikey bir merkez olarak kurgulanmakta; ayıl (айыл) bu düzenin yeryüzündeki mekânsal karşılığı olarak inşa edilmektedir. Çakı ise bu tasarımın hane ölçeğinde somutlaşan ve GEB kapsamında davranışı yönlendiren merkez nesnesi olarak ele alınmaktadır. Çalışmada GEB, yalnızca çevreye ilişkin teknik bilgi değil; insan-doğa ilişkisini düzenleyen etik, normatif ve öz-denetim temelli bir bilgi sistemi olarak ele alınmakta ve analitik çerçeve olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda kozmolojik merkez fikri, anlam üretimi kadar davranış düzenleme süreçlerini de açıklayan bir arka plan işlevi görmektedir. Araştırma, literatür taraması ile desteklenen ve Altay Cumhuriyeti’nde kırk gün süren saha çalışmasına dayanmaktadır. Saha sürecinde yönlendirilmiş görüşmeler, katılımlı gözlemler ve görsel belgeleme yoluyla elde edilen veriler analiz edilmiştir. Bu çalışmada çakıya doğrudan ilişkin anlatılar içeren bir veri grubu değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler, yazılı kaynaklar ve sözlü kültür ürünleriyle birlikte okunarak çakının ritüel, mekân, bellek ve çevreyle kurulan ilişkileri karşılaştırmalı biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, çakının misafirlik, arınma, toplayıcılık, av ve zaman tabuları gibi gündelik yaşam alanlarında davranışı düzenleyen; GEB çerçevesinde işleyen, izin-ölçü-sınır ilkelerini somutlaştıran ve toplumsal öz-denetimi destekleyen merkezi bir eşik düzeni oluşturduğunu göstermektedir. Bu çalışma, çakıyı sembolik bir merkez olmanın ötesinde, gündelik yaşamda GEB bağlamında işleyen normatif bir düzenleyici olarak ele alması bakımından literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.Öğe Türü: Öğe , Komplo zihniyeti ölçeklerinin Türkiye’deki muhalif ve ana akım komplo inançlarını ölçme yetkinlikleri üzerine karşılaştırmalı bir analiz(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.06.2026) Akçakaya, NuhSon yıllarda komplo teorilerine yönelik inanç, dünya genelinde önemli bir araştırma konusu hâline gelmiştir. Farklı disiplinlerden araştırmacılar, bu inanç biçimlerini özellikle nicel yöntemlerle kapsamlı biçimde ölçmeye çalışmaktadır. Benzer bir araştırma eğiliminin Türkiye’de de mevcut olduğu; komplo inançlarının hem genel yatkınlıklar (komplo zihniyeti) hem de spesifik inançlar düzeyinde ölçüldüğü görülmektedir. Bununla birlikte, Türkiye’de genel komplo inançlarını ölçmeyi amaçlayan komplo zihniyeti ölçeklerinin, spesifik komplo inançlarını ne ölçüde yordayabildiği sorusu hâlen belirsizdir. Söz konusu durumdan hareketle, bu çalışma, hâlihazırda Türkçede kullanılan üç farklı komplo zihniyeti ölçeğinin (CMQ, TKZÖ ve GKTİÖ) psikometrik ve sosyometrik yeterliliklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Buradaki amaç, ilgili ölçeklerin Türkiye’de belirgin biçimde farklılaşan muhalif ve ana akım komplo inançlarını tahmin etme yetkinliklerini ortaya koymaktır. Korelasyonel araştırma modeli kapsamında, 856 üniversite öğrencisinden karma örnekleme yöntemiyle toplanan nicel veriler, çarpıcı bulgular ortaya koymuştur. Buna göre GKTİÖ’nün, spesifik komplo teorilerinin muhalif varyantlarını; TKZÖ’nün ise daha çok ana akım (iktidar yanlısı) komplo inançlarını tahmin etmede başarılı olduğu görülmektedir. CMQ ise gerek muhalif gerekse ana akım komplo inançlarını tahmin etmede diğer ölçeklere kıyasla belirgin bir üstünlük ortaya koyamamıştır. Elde edilen sonuçlar, GKTİÖ ve TKZÖ’nün görece güçlü ölçme araçları olmakla birlikte, mevcut ölçüm modellerinin geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, GKTİÖ’nün Yaygın Komplolar alt boyutunun çıkarılması ya da yeniden yapılandırılması; TKZÖ’nün ise komplo teorilerinin muhalif varyantlarına daha fazla yer vermesi gerektiği anlaşılmaktadır.Öğe Türü: Öğe , Çufutkale’den Bahçesaray’a: 17. yüzyıl Kırım Karay cemaatinde kimlik ve gündelik yaşam(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.06.2026) Aktaş, SemaBu çalışma, 17. yüzyıl Kırım Hanlığı’nda Çufutkale (Kırk Er) merkezli Karay cemaatinin kimlik oluşumunu, gündelik yaşam pratiklerini ve hanlık içindeki sosyo-ekonomik konumunu incelemeyi amaçlamaktadır. Karayların hanlık merkezinin Solhat’tan Çufutkale’ye ve oradan Bahçesaray’a kayması sürecindeki rolü, “Çufutkale’ Bahçesaray” güzergâhı üzerinden sembolize edilerek, topluluğun siyasi-dini merkezden ticari-merkezi bir mahalleye dönüşümü ele alınmaktadır. Yöntem olarak, başta Bahçesaray kadı sicilleri olmak üzere, arkeolojik bulgular, seyyah anlatıları (Evliya Çelebi, Portelli Ascoli vb.), hanlık yarlıkları ve mezarlık epigrafisi gibi birincil ve ikincil kaynaklar kullanılmıştır. Kadı sicillerindeki mülkiyet, ticaret, miras, kölelik, borç-kefalet ve vergi kayıtları detaylı olarak analiz edilerek, Karayların ekonomik faaliyetleri (kazazlık, kuyumculuk, darphane eminliği), Müslüman Tatarlarla ve diğer gayrimüslim topluluklarla etkileşimleri ve şer’i mahkemeleri tercih nedenleri ortaya konulmuştur. Özellikle kadı sicillerinde yer alan vakıf kurma, emanet bırakma, mükâtebe sözleşmeleri ve cizye uygulamaları gibi örnekler, Karay cemaatinin hanlık toplumuna entegrasyonunu ve aynı zamanda özerk kimliğini koruma çabasını belgelemektedir. Bu kayıtlar, topluluğun yüksek kârlı mesleklerde uzmanlaşmasını, hanlık finansmanındaki kritik katkılarını (örneğin darphane yönetimi ve borç verme) ve Müslüman komşularıyla kurduğu güven ilişkilerini somut verilerle aydınlatmaktadır. Karay kimliği, Hazar Türk kökenli Türkçe dil ve isim kullanımı, Balta-Tiymez Mezarlığı’ndaki epigrafik veriler ve Tevrat merkezli Karaizm inancı üzerinden tartışılmaktadır. Çalışma, Karayların hanlık ekonomisindeki ağırlığını, toplumsal dayanışmasını ve 1783 Rus işgali sonrası dağılışını vurgulayarak, Çufutkale’nin çok etnisiteli Kırım tarihinin sessiz tanığı olduğunu savunmaktadır.


















