AKÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@AKÜ, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , Kaybedilen vilayetin çocukları: Osmanlı-İtalyan Harbi sonrasında Trablusgarplı talebelerin eğitim ve himaye süreci (1912–1913)(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) Özaslan, FatihTrablusgarp Harbi’nin son safhalarında ve savaş sonrasında Bingazi ile Derne havalisinden seçilerek Osmanlı ülkesindeki mekteplere sevk edilen çocuklar, harbin askeri ve diplomatik anlatılarının dışında kalan önemli bir eğitim ve himaye sürecinin öznesidir. Makale, söz konusu talebelerin seçilme ölçütlerini, sevk güzergâhlarını, yerleştirilmeleri düşünülen kurumları ve süreçte ortaya çıkan uyum, denetim ve firar meselelerini ATASE Arşivi Osmanlı-İtalyan Harbi Fonu’ndaki sevk telgrafları, talebe cetvelleri, mektep kabul yazıları, iaşe ve harcırah kayıtları ile firar yazışmalarına dayanarak incelemektedir. Talebe sayıları, kafile hareketleri, kurumlara dağıtım planları, kabul şartları ve takip kayıtları aynı sürecin birbirini tamamlayan aşamaları olarak karşılaştırılmıştır. Belgeler, grubun meşayih ve aşiret çevrelerinden gelen çocuklar, tahsili kesintiye uğrayan öğrenciler, şehit yetimleri, bireysel başvuru sahipleri ve teknik eğitim adaylarından oluşan heterojen bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Yaş, Türkçe bilgisi, ibtidai tahsil, kontenjan ve yatılı kapasite yerleştirme kararlarında belirleyici olmuştur. Mekteplerin doluluğu, barınma ve iaşe imkânları ile kurumların farklı kabul şartları, merkezi planların uygulama sırasında yeniden düzenlenmesine yol açmıştır. Talebe sayılarındaki değişkenlik ise sabit bir toplamdan çok, sevk, geçici ikamet, tasnif ve kurumlara kabul sırasında sürekli yeniden şekillenen hareketli bir topluluğa işaret etmektedir. Elde edilen bulgular, Osmanlı bürokrasisinin kaybedilen vilayetin çocuklarını yalnız yardım edilmesi gereken savaş mağdurları olarak değil, eğitim, himaye, mesleki yönlendirme ve sadakat siyaseti içinde değerlendirilen özel bir talebe topluluğu olarak ele aldığını göstermektedir.Öğe Türü: Öğe , Maneviyatçılık ekseninde Ali Fuad Başgil’in dine yaklaşımı(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) Şahbaz, YunusAli Fuad Başgil, çağdaş Türk düşüncesinde özellikle 1950 sonrasında din, laiklik ve vicdan hürriyeti üzerine geliştirdiği görüşlerle öne çıkan isimlerden biridir. Bununla birlikte onun din anlayışını özgün kılan husus, dini yalnızca hukukî veya teolojik bir mesele olarak ele almaması; maneviyatçılık ve memleketçilik ekseninde toplumsal bir kurum olarak değerlendirmesidir. Başgil’e göre din, bireyin manevî dünyasını besleyen temel kaynak olmasının yanı sıra, toplumun ahlâkî düzenini, birlik duygusunu ve siyasal istikrarını ayakta tutan başlıca unsurlardan biridir. Bu nedenle dini kamusal hayattan dışlayan yaklaşımları, özellikle maddecilik ve komünizm karşısında toplumun manevi temellerini zayıflattıkları gerekçesiyle eleştirmektedir. Bu çalışma, Başgil’in din anlayışını birincil eserleri ile konuya ilişkin literatür üzerinden nitel araştırma yöntemi çerçevesinde incelemektedir. Çalışmada laiklik, din ve vicdan hürriyeti gibi konulara gerekli ölçüde temas edilmekle birlikte, esas olarak dinin maneviyatçılık ve memleketçilik bağlamında üstlendiği toplumsal ve ahlâkî işlev analiz edilmektedir. Araştırma sonucunda Başgil’in din tasavvurunun iki temel eksen üzerine kurulduğu görülmektedir. Bunlardan ilki, dini bireysel ve toplumsal hayatın manevi temeli olarak gören maneviyatçılık; ikincisi ise bu manevi zemini memleket meselelerinin çözümüyle irtibatlandıran memleketçi yaklaşımdır. Dolayısıyla çalışma, Başgil’in din anlayışının büyük ölçüde maneviyatçılık ekseninde şekillendiğini ve dini, toplumsal sorunların çözümünde kurucu bir unsur olarak konumlandırdığını ortaya koymaktadır. Ne var ki çalışma, bu okumanın dinin araçsallaşması ve özgürlükçülüğün sınırlılığı gibi kendi gerilimlerini de gözden kaçırmamaktadır.Öğe Türü: Öğe , Bağımlılıkta dini inanç-davranış çatışması: Bilişsel çelişki kuramı temelli bir inceleme(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) Akdağ, Merve; Gürsu, OrhanBu çalışma bağımlılık yapıcı madde kullanan ve dini inançlara sahip olan bireylerin inançları ve davranışları arasında ortaya çıkan çatışmayı bilişsel çelişki kuramı perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel problemi, dini inançlara sahip bağımlı bireylerin, bağımlılık davranışları ile dini inançları arasındaki uyumsuzluğu nasıl anlamlandırdıkları ve hangi bilişsel stratejiler ile başa çıktıklarıdır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ile yürütülmüştür. Bu kapsamda literatürde yer alan kaynaklar analiz edilmiştir. Elde edilen veriler Braun ve Clarke’ın refleksif tematik analiz yaklaşımı doğrultusunda değerlendirilmiş ve Leon Festinger’in bilişsel çelişki kuramı çerçevesinde yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular, bağımlılık yapıcı madde kullanan ve dini inançları benimseyen bireylerin inançları ve davranışları arasındaki uyumsuzluk nedeniyle bilişsel çelişki yaşayabildiklerini göstermektedir. Bireylerin bu çelişkiyi azaltmak amacıyla dini inançlarını yeniden yorumlama, davranışı meşrulaştıracak yeni bilişsel unsurlar üretme ve dini inançların önemini azaltma gibi stratejilere başvurdukları görülmektedir. Sonuç olarak çalışma, bağımlılığın yalnızca biyolojik veya davranışsal değil aynı zamanda dini kimlik ve anlam dünyasıyla ilişkili bilişsel bir çatışma alanı olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bilişsel çelişki kuramının, bağımlılık ve dini inanç ilişkisini açıklamada işlevsel bir kuramsal çerçeve sunduğu değerlendirilmiştir. Alan yazında bağımlılık olgusunun, din, maneviyat veya psikolojik iyi oluş gibi farklı değişkenlerle incelendiği görülmektedir. Bununla birlikte bağımlı ve dini inançlara sahip olan bireylerin, inançları ve davranışları arasında yaşanan bilişsel çatışma üzerine sistematik bir araştırmaya ulaşılamamıştır. Bu çalışma, söz konusu alanı bilişsel çelişki kuramı ile ele alarak literatüre katkı sunmayı amaçlamaktadır.Öğe Türü: Öğe , F-84 uçaklarının kullanımı: Tarihsel perspektiften bir değerlendirme(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) Kostak, ErcanBu araştırmada; Amerikan Republic Aviation Corporation tarafından tasarlanarak 1947 yılında dünya sahnesine çıkan, Thunderjet, Thunderstreak ve Thunderflash gibi daha gelişmiş modelleri üretilen, Kore Savaşı başta olmak üzere savaşlarda elde ettiği başarılarla adından söz ettiren, döneminin en gelişmiş savaş uçağı F-84 ele alınmıştır. Özellikle nükleer bomba taşıyabilen, uzun menzilli F-84G modeli ABD tarafından yaygın olarak kullanılmış ve tüm müttefik ülkelere standart jet uçağı olarak dağıtılmıştır. NATO ve Avrupa devletlerinde kullanılan bu uçaklar, 1952 yılında ilk jet av bombardıman uçağı olarak Türk Hava Kuvvetlerinin envanterine girmiştir. Bu dönemde kurulan 9’uncu Ana jet Üs Komutanlığı bağlısı Jet filo komutanlıkları bu uçaklar ile donatılmış, 1952-1980 yılları arasında 841 adet uçak Türk Hava Kuvvetlerinin envanterine dâhil edilmiştir. 1952-1962 yılları arasında bu uçaklar ile kurulan Millî akrotiminin ve 1957-1958 yıllarında oluşturulan Akrep akrotiminin yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirdiği uçuşlar ile önemli başarılar elde edilmiştir. Ayrıca bu uçaklar icra ettikleri hava muharebesi, hava savunma ve devriye görevleriyle savaşların sonuçlarına etki etmiştir. Bu uçaklar, Türk Hava Kuvvetleri tarafından 1980 yılında envanter dışına çıkarılmış, 1991 yılında Yunanistan’ın envanter dışına çıkarmasıyla dünyada kullanımı son bulmuştur. Bu araştırmada F-84’lerin; birçok ülke tarafından neden tercih edildiği, özelliklerinin neler olduğu, akrotim faaliyetlerinde nasıl ön plana çıktığı, görev yaptığı savaşların kazanılmasındaki rolünün ne olduğu gibi sorular yanıtlanmıştır.Öğe Türü: Öğe , Orhun Abideleri’ndeki "Budun" sözcüğünün eşdizimlik bakımından incelenmesi(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) Kasımoğlu Dönmez, BerrinBir sözcüğün temel anlamının yanında başka ifadelerle bir arada kullanımıyla kazandığı anlamlar da vardır. Sözcüğün dizge içinde belirli bir sıklıkta birlikte kullanıldığı durumlar “eşdizim/eşdizimlik” kavramıyla karşılanır. Bu kavram dilde anlamın yalnızca tekil sözcükler üzerinden değil, sözcükler arası ilişkiler ağı içinde kurulduğunu göstermesi bakımından önem taşır. Sözcüklerin bu şekilde bir arada bulunmaları rastlantısal olmayan bir düzenlilik gösterir. Eşdizim kullanımlarında sözcüklerin temel anlamlarının yanı sıra belli bir sıklıkla kullanıldığı sözcüklerle kazandığı veya metne kazandırdığı anlamlar ortaya çıkar. Bu bakımdan eşdizimlik bir dizgede ve bağlamda anlam üretiminin temel araçlarından biri olarak değerlendirilebilir. Bu yeni anlamlar kimi zaman temel anlamla bağlantılıyken bazı kullanımlarda bundan uzaklaşabilir. Bu çalışmada Orhun Abideleri’nde geçen “budun” sözcüğünün eşdizimlik bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerine göre yürütülmüş, veriler doküman analizi ile elde edilmiş, betimsel analiz yöntemiyle de analiz edilmiştir. Çalışmada metin içi kullanımların gösterdiği düzende tekrar eden birliktelikler belirlenmiştir. Metinde “budun” sözcüğünün toplamda yüz yetmiş iki (172) yerde eşdizimlik yapısı içinde kullanıldığı, bunlardan altmış (60) tanesinde “Türk” sözcüğünün yer aldığı ve dolayısıyla sözcüğün en sık “Türk” topluluğuyla ilişkilendirilerek kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu da metinde toplumsal kimliğin Türk milleti ve “Türk budun” adlandırması üzerinden tanımlandığını göstermiştir.


















