AKÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@AKÜ, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , İnsansız hava aracı, fotogrametri ve coğrafi bilgi sistemleri uygulamaları kullanılarak Çay Barajı’nın 2-D baraj yıkılma analizlerinin yapılması(Celep, Soner, Haziran, 2026) Celep, Soner; Kilit, MuratBu çalışmada, Afyonkarahisar ili Çay ilçesinde bulunan Çay Barajı’nın olası yıkılması sonucunda mansap bölgesinde meydana gelebilecek hidrolik tehlikeler ile sosyoekonomik etkiler araştırılmıştır. Modelleme sürecinde, Harita Genel Müdürlüğünden temin edilen Sayısal Yükseklik Modeli verileri ile insansız hava aracı kullanılarak fotogrametrik yöntemlerle üretilen yüksek çözünürlüklü sayısal yükseklik verileri bütünleştirilerek hibrit bir arazi modeli oluşturulmuştur. CORINE arazi örtüsü verileri kullanılarak farklı arazi kullanım sınıflarına uygun Manning pürüzlülük katsayıları belirlenmiş ve iki boyutlu kararsız akım analizleri HEC-RAS 6.2 yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Baraj yıkılma gediğine ilişkin parametreler; MacDonald ve Langridge-Monopolis, Froehlich (1995), Froehlich (2008), Von Thun ve Gillette ile Xu ve Zhang tarafından geliştirilen beş farklı ampirik yaklaşım kullanılarak hesaplanmıştır. Elde edilen taşkın hidrografları, pik debi değerlerinin ve pik debiye ulaşma sürelerinin kullanılan gedik tahmin yöntemine bağlı olarak önemli ölçüde değiştiğini göstermiştir. En yüksek taşkın etkisini veren Froehlich (2008) yaklaşımında pik debi yaklaşık 5 600 m³/s olarak hesaplanmış ve bu değere gedik oluşumunun başlamasından yaklaşık 20 dakika sonra ulaşılmıştır. Simülasyon sonuçlarına göre taşkın dalgasının ilk 30 dakika içerisinde Çay ilçe merkezindeki yoğun yerleşim alanlarına ulaştığı ve daha sonra Eber Gölü havzasına doğru ilerlediği belirlenmiştir. Coğrafi bilgi sistemleri ortamında gerçekleştirilen konumsal analizler, yaklaşık 16 000 kişinin taşkından doğrudan veya dolaylı olarak etkilenebileceğini ortaya koymuştur. Özellikle Tekke ve Cedit mahalleleri, kısa taşkın ulaşma süreleri ve yüksek su derinlikleri nedeniyle en kritik bölgeler arasında belirlenmiştir. Çalışma sonuçları, yüksek çözünürlüklü İHA tabanlı topoğrafik verilerin farklı gedik senaryolarıyla birlikte kullanılmasının iki boyutlu baraj yıkılma analizlerinin güvenilirliğini artırdığını göstermektedir. Elde edilen taşkın yayılımı ve ulaşma süresi haritaları; acil durum eylem planlarının güncellenmesi, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, tahliye güzergâhlarının belirlenmesi ve mansap bölgesindeki risklerin azaltılması için bilimsel bir altlık sunmaktadır.Öğe Türü: Öğe , İşe alım süreçlerinde yapay zekaya dayalı bir karar destek sistemi modeli kullanarak yanlılığın azaltılması(Murat Çiçek, Temmuz, 2026) Çiçek, Murat; Gökçe, Celal OnurBu araştırmada; çağdaş iş dünyasının işe alım süreçlerinde giderek daha fazla kullandığı yapay zeka (YZ) destekli analitik sistemlerin, tarihsel önyargıları devralarak sistematik ayrımcılığa ve etik ihlallere yol açma riski ele alınmaktadır. Bu çalışma, bahsi geçen kritik boşluğu gidermek için yeni bir Karar Destek Sistemi (KDS) modeli önermektedir .Model, LLM teknolojisi kullanarak aday potansiyelini analiz etmek, algoritmik yanlılığı tespit etmek ve en aza indirmek üzere tasarlanmış olup, İK profesyonellerini şeffaf ve kapsayıcı işe alım kararlarına yönlendirmektedir. Temel amaç, sübjektif değerlendirmeleri ve algoritmik önyargıları azaltarak tüm adaylar için fırsat eşitliğini sağlamaktır. Metodoloji, yapay olarak üretilmiş (sentetik) özgeçmiş verilerinde bulunan cinsiyet, yaş veya etnik kökenle ilgili örtük önyargıları hafifletmek için Büyük Dil Modeli (LLM) teknolojisini kullanmaktadır. Bu "Adil İşe Alım Karar Destek Sistemi", İK'da etik YZ uygulaması için hayati bir çerçeve sunmaktadır.Öğe Türü: Öğe , Eklemeli imalat alanında kullanılan bağlantı elemanlarının araştırılması ve yeni tasarımların ortaya çıkarılması(Shadi Essam Saeed SAIF, Temmuz, 2026) SAIF, Shadi Essam Saeed; Verim, ÖzgürEklemeli imalat, hafif ve geometrik açıdan karmaşık yapıların üretimini mümkün kılmakta ve bu yapılar yük taşıyıcı mühendislik uygulamalarında giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bununla birlikte, eklemeli imalatla üretilen bileşenlerde bağlantı arayüzlerinin mekanik güvenilirliği, özellikle polimer tabanlı kafes yapılar mekanik bağlantı elemanları ile birleştirildiğinde önemli bir zorluk oluşturmaktadır. Bu çalışmada, eksenel çekme yükü altında fonksiyonel olarak derecelendirilmiş üçlü periyodik minimal yüzey (TPMS) kafes yapılarının mekanik performansı nümerik olarak incelenmiştir. Gyroid, Diamond ve Schwarz-P TPMS kafes yapıları nTop programı yardımıyla tasarlanmış, bağıl yoğunluk (%65, %75, %85 ve %100 katı yapı) ve bağlantı elemanı türünün etkisi değerlendirilmiştir. Bağlantı sistemleri, yerleştirme yöntemleri ve yük aktarım mekanizmalarına göre üç gruba ayrılmıştır: Birinci grup ısı uygulanarak yerleştirilen doğrudan etkileşimli insert sistemlerini (Helisel İnsert ve Düz İnsert) içermektedir. İkinci grup ısıl işlem olmaksızın mekanik tutunma sağlayan insert sistemlerinden (Altıköşe Başlı Pres İnsert, Ahşap İnsert, Helicoil İnsert, Genleşen İnsert ve Kendinden Kılavuzlu İnsert) oluşmaktadır. Üçüncü grup ise gömülü/iç bağlantı elemanı sistemlerini (Ağaç Somun, Kare Somun ve Altıköşe Başlı Somun) kapsamaktadır. Sonlu eleman analizleri (SEA), ANSYS Workbench ortamında 500 N eksenel çekme yükü altında gerçekleştirilmiş; deformasyon, eşdeğer von Mises gerilmesi ve gerinim davranışı değerlendirilmiştir. Sonuçlar, bağıl yoğunluğun artmasının tüm konfigürasyonlarda deformasyon ve gerilme yoğunlaşmalarını azalttığını göstermiştir. Isıl sistemlerde (1. Grup) Düz İnsert, mekanik sistemlerde (2. Grup) Helicoil ve Ahşap İnsert daha üstün mekanik performans sergilerken, Genleşen İnsert tüm doğrudan etkileşimli aparatlar arasında en yüksek deformasyon ve gerilme değerlerini göstermiştir. Gömülü sistemlerde (3. Grup) ise Ağaç Somun en düşük deformasyon ve gerilme değerlerini üretmiştir. TPMS topolojileri arasında Diamond yapısı, özellikle yüksek yoğunluklarda, daha homojen yük aktarımı ve üstün mekanik performans göstermiştir. Bulgular, optimize edilmiş TPMS tasarımının uygun bağlantı elemanı seçimi ile birleştirilmesinin, eklemeli imalatla üretilen yük taşıyıcı bileşenlerin mekanik güvenilirliğini önemli ölçüde artırabileceğini göstermektedir.Öğe Türü: Öğe , YOLO ve RT-DETR tabanlı derin öğrenme modelleri ile ağaç tespiti(Hamdi Görkem Kaymak, Haziran, 2026) Kaymak, Hamdi Görkem; Yılmaz, MustafaKentlerde ve kırsal alanlarda artan nüfus, tüketim ihtiyaçları, fosil yakıtlara olan bağımlılık, sanayileşme ve kentleşme süreçleri, doğal ekosistemleri çok yönlü olarak tahrip etmektedir. Bu tahribatların izlenmesi ve yönetilmesinde teknolojik gelişmeler, derin öğrenme yöntemlerini klasik yaklaşımlara kıyasla önemli ölçüde daha etkin hale getirmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, YOLO ve RT-DETR algoritmalarına dayalı derin öğrenme modellerinin aynı veri seti ve hiperparametreler altında ağaç tespiti performansının karşılaştırılmasıdır. Bu kapsamda; RT-DETR L, YOLOv3 m, YOLOv5 m, YOLOv6 m, YOLOv8 m, YOLOv9 m, YOLOv10 m, YOLOv11 m, YOLOv12 m ve YOLOv26 m modelleri, İsviçre'nin Vaud (2023) ve Bern (2024) kantonlarına ait 10 cm çözünürlüklü SWISSIMAGE ortofoto verileri kullanılarak eğitilmiş ve test edilmiştir. Tüm işlemler Ultralytics kütüphanesi ile gerçekleştirilmiş; model performansları eğitim metrikleri (mAP50, Precision, Recall, F1 Score) ve iki bağımsız çalışma alanındaki tespit doğruluk oranları üzerinden değerlendirilmiştir. Çalışma, nesne tespitindeki temel problemleri ve yaklaşımları göz önüne sererek gelecekte yapılacak daha detaylı bilimsel çalışmalara yol göstermeyi amaçlamaktadır.Öğe Türü: Öğe , 3B baskı süreçlerinde hibrit yapay zekâ tabanlı kalite tahmini ve hata tespiti sisteminin geliştirilmesi(Elif Aktepe, Haziran, 2026) Aktepe, Elif; Ergün, UçmanEndüstri 4.0 ile birlikte üretim sistemlerinde artan veri yoğunluğu ve süreç karmaşıklığı, geleneksel modelleme yaklaşımlarının yetersiz kalmasıyla veri temelli yöntemlere ihtiyaç artmaktadır. Özellikle Eriyik Yığma Modelleme (Fused Deposition Modeling-FDM) tabanlı üç boyutlu (3B) baskı süreçlerinde üretim parametreleri ile kalite çıktıları arasındaki doğrusal olmayan ve çok değişkenli ilişkiler, nihai ürün özelliklerinin güvenilir biçimde tahmin edilmesini zorlaştırmaktadır. Bu tez çalışmasında, FDM tabanlı 3B baskı süreçlerinde kalite optimizasyonuna yönelik olarak, süreç sonrası kalite tahmini ve süreç içi hata tespitini birbirini tamamlayan iki modül şeklinde ele alan bir yapay zekâ yaklaşımı geliştirilmiştir. Önerilen yapı, baskı parametrelerinden hareketle mekanik ve fiziksel kalite çıktılarının tahminini gerçekleştiren hibrit topluluk öğrenmesi tabanlı bir makine öğrenmesi modülü ile üretim sırasında oluşabilecek baskı kusurlarının belirlenmesine yönelik görüntü tabanlı derin öğrenme modülünden oluşmaktadır. Çalışma kapsamında farklı filament türleri, baskı parametreleri ve yazıcı koşullarını içeren yaklaşık 500 üretim senaryosu oluşturulmuş ve üç tekrar ile toplam 1500 numuneden oluşan veri seti elde edilmiştir. Katman kalınlığı, dolgu yoğunluğu, baskı hızı ve dolgu deseni gibi üretim parametreleri kullanılarak çekme dayanımı, elastisite modülü, yüzey pürüzlülüğü ve sertlik gibi kalite çıktılarının tahmini amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Rastgele Orman, XGBoost, Gradyan Artırma ve yığınlama tabanlı hibrit modeller başta olmak üzere farklı makine öğrenmesi algoritmaları değerlendirilerek çoklu kalite çıktılarının eş zamanlı tahminine yönelik hibrit topluluk öğrenmesi temelli bir model geliştirilmiştir. Çalışmanın süreç içi kalite kontrol bölümünde ise katman kayması, çatlama, çarpıklık ve ipliklenme gibi baskı kusurlarının tespitine yönelik görüntü tabanlı derin öğrenme modelleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, üretim sürecine ait görsel veriler üzerinden kusur tespitinin başarıyla gerçekleştirilebildiğini göstermiştir. Bu kapsamda süreç içi izleme yaklaşımı, üretim güvenilirliğinin artırılmasına katkı sağlayan tamamlayıcı bir kalite kontrol mekanizması olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, süreç sonrası kalite tahmini ile süreç içi hata tespitini birbirini tamamlayan kalite optimizasyon çerçevesi içerisinde ele alarak FDM tabanlı 3B baskı süreçlerine yönelik bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır. Ayrıca geliştirilen web tabanlı kullanıcı arayüzü sayesinde model çıktılarının kullanıcılar tarafından erişilebilir hale getirilerek önerilen yöntemin pratik mühendislik uygulamalarına entegrasyonu desteklenmiştir.


















