AKÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi


DSpace@AKÜ, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.





Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Öğe ,
    Üniversite ders ve sınav programlarının web tabanlı uygulama ile planlanması: Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksekokulu örneği
    (Ayhan Çetinel, 2024) Çetinel, Ayhan; Aslan, Özkan
    Bu tez çalışmasında, Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksekokulu’nda ders zaman planlama süreçlerinin mevcut sorunları analiz edilmiş, manuel veya yarı manuel yöntemlerin yüksek hata oranına sahip olduğu, çakışmaların sık yaşandığı ve planlama sürecinin uzun sürdüğü belirlenmiştir. Bu sorunlara çözüm üretmek amacıyla, ilgili alanda yapılan akademik çalışmalar ile benzer okulların çözümleri incelenmiş ve literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar değerlendirilip soruna çözüm üretecek web tabanlı bir ders zaman planlama uygulaması geliştirilmiştir. Uygulama ile karşılaştırma yapmak için; klasik kısıt tabanlı hesaplama ve genetik algoritma kullanarak iki yöntemle hesaplama yapılmıştır. İki yöntem karşılaştırıldığında Genetik Algoritma (GA) tabanlı çözümün daha başarılı olduğu görülmüş; çakışmalar ve planlama süresinin kısalması gibi önemli iyileştirmeler sağlanmıştır. Bu bulgular, literatürde Genetik Algoritmanın karmaşık çizelgeleme problemlerinde başarılı performans gösterdiğini belirten çalışmalarla uyumludur.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Matematik öğrenme güçlüğüne ilişkin matematik eğitimi, özel eğitim, psikoloji ve tıp alan uzmanlarının görüşlerinin incelenmesi
    (Havva Karakaya, 2026) Karakaya, Havva; Bingölbali, Erhan
    Bu araştırmada, matematik öğrenme güçlüğünün (MÖG) tanımlanması, tanılanması ve ele alınması (müdahale süreçleri/sorun için çözüm süreci) süreçlerine ilişkin farklı alan (özel eğitim, matematik eğitimi, psikoloji ve tıp) uzmanlarının görüşlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda nitel araştırma yöntemi desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen beş özel eğitim, üç matematik eğitimi, üç psikoloji ve üç tıp olmak üzere dört farklı alandan on dört uzman ile görüşülmüştür. Veri toplama aracı olarak, tanımlama (üç), tanılama (üç) ve ele alma (altı) ile ilişkili 12 soruluk görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, MÖG’ün tanılanmasında katılımcılar tarafından daha çok matematik kavramları eksenli yaşanan güçlük ve matematik becerilerinde yaş düzeyinin gerisinde olma ifadeleri kullanılmıştır. Bununla birlikte tanımlama için her alandan en az bir katılımcının dört işlem, matematiksel sembol ve kavramlar, sayıları tanıma-sıralama ve saat uygulamalarında yaşanan zorluklara değindiği görülmüştür. MÖG’ün tanılanmasında ise gözlem yönteminin tüm alan uzmanları tarafından kullanıldığı görülmüş olup yalnızca tıp alan uzmanlarının DSM-5 ölçütlerine değinmesi gibi bazı ölçütlerin belirli alan uzmanları tarafından kullanılmakta olduğu ortaya çıkarılmıştır.MÖG’ün ele alınmasında tüm alan uzmanlarının MÖG’ün üstesinden gelinebilmesine yönelik olumlu düşüncelere sahip olduğu görülmüştür. Matematik öğrenme güçlüğünün tanımlanmasında, tanılanmasında ve ele alınmasında aynı alanlardaki uzmanlar arasında dahi çoğu durumda görüş birliği olmadığı, farklı alan uzmanlarında ise bu görüş farklılıklarının arttığı ortaya çıkarılmıştır. Bulgular, MÖG gibi çok boyutlu ve karmaşık bir problem durumuna bütünsel açıdan hâkim olan uzmanın olmadığını, farklı alan uzmanlarının daha çok kendi uzmanlık alanları bağlamında meseleye hâkim olduğunu göstermekte olup bu durumun soruna etkin çözüm bulma noktasında bir sorun oluşturduğu düşünülmektedir. MÖG’ün tanımlama, tanılama ve ele alma süreçlerine disiplinler arası bakış ve bütüncül perspektif sağlamak adına farklı alan uzmanlarının katkılarıyla aynı merkezde yürütülecek araştırmalara ihtiyaç olup, bu iş birliğinin olguya bütüncül yaklaşan uzmanların yetiştirilmesine olanak sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Titanyum ve alüminyum alaşımlarının direnç nokta sert lehimleme ile birleştirilmesi ve mekanik özelliklerinin incelenmesi
    (Uğur Tosun, 2026) Tosun, Uğur; Talaş, Şükrü
    Ti ve Al alaşımları Havacılık endüstriyel alanında sıklıkla kullanılan iki malzeme grubudur. Bu alaşımların farklı noktalarda birleştirilmesi örneğin motor alt saçaklarında nokta kaynağı veya lehimleme yolu ile birleştirilmesi yaygın olarak kullanılan yöntemlerdir. Bu çalışma ile, Ti ve Al alaşımlarının potansiyel uygulamalar için değişik ara tabaka alaşımları kullanılarak birleştirilebilirliğinin araştırılması çalışılmıştır. Bu çalışmada iki tür lehim ara tabaka kullanılmıştır. Düşük Ag içeren Cu-Zn-Al-Ag (50Ag) lehimi ile yüksek Ag içeren Cu-Zn-Al-Ag (70Ag) lehimi ile birleştirilen numunelerde (Al-Al), (Al.-Ti), (Ti-Ti) dayanım farklılığı ve metalurjik olarak birleşmeme sorunu gözlemlenmiştir. Buna karşın, aynı aratabaka kullanılarak Ti-Ti birleştirmelerinde ise en az sorun yaşanmış ve en uygun dayanım değerleri elde edilmiştir. Birleştirmelerde arayüzeyinde oluşan lehim bölgesinin en önemli sorunu, lehim ergimesi olup, lehimin ergime sıcaklığının Ag, Zn ve Cu ile düştüğü ve lehime akıcılık kazandırarak birleşme bölgesinden uzaklaşmasında etkili olduğu görülmüştür.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Nanopartiküller (TiO2 ve SiO2) ile modifiye edilen verniklerin ahşap malzemede bazı yüzey özelliklerinin araştırılması
    (Mustafa Tosun, 2024) Tosun, Mustafa; Atılgan, Abdi
    Bu tez çalışmasında, nano partiküller (TiO₂ ve SiO₂) ile modifiye edilen verniklerin ahşap malzemelerde bazı yüzey özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada farklı özgül ağırlıkları temsilen iki ağaç türü tercih edilmiştir: yerli, düşük yoğunluklu Pinus brutia (kızılçam) ve ithal, yüksek yoğunluklu Chlorophora excelsa (iroko). Deney örnekleri TS 3129 standardına uygun olarak hazırlanmıştır. Nano katkı maddesi olarak titanyum oksit (TiO₂) ve silika (SiO₂), %1 ve %2 oranlarında kullanılmıştır. Kaplama malzemesi olarak ise çift komponentli sertleştiricili epoksi reçine ile akrilik esaslı çift komponentli sertleştiricili vernik tercih edilmiştir. Bu kapsamda; 2 ağaç türü × 2 vernik türü × 2 nano partikül türü × 2 katkı oranı olmak üzere toplamda 8 farklı kombinasyon elde edilmiştir. Deney örnekleri ASTM D 3023 esaslarına göre verniklenmiştir. Deney örneklerinden, renk değeri ASTM D 2244, parlaklık değeri ASTM D 523, yüzey pürüzlülüğü TS 2495 EN ISO 3274 ve TS 6212 EN ISO 4288 standartları esas alınarak belirlenmiştir Vernik uygulamaları fırça yöntemi ile gerçekleştirilmiş, ardından standartlara uygun testlerle yüzey özellikleri değerlendirilmiştir. Renk ölçümlerinde CIE L*, a*, b*, C* ve h° değerleri; parlaklık ölçümlerinde 60° açıda liflere paralel ve dik yönlerde, parlaklık değerleri; pürüzlülük ölçümlerinde ise Ra, Rz ve Rq parametreleri incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak varyans analizi (ANOVA) ve Duncan çoklu karşılaştırma testine tabi tutulmuştur.Üstyüzey işlem maddelerinin renk değişiminde L* değeri en fazla iroko odunu akrilik vernik+%2 TiO2 uygulamasında 138,34 artış, en az iroko odunu epoksi reçine+%2 SiO2 uygulamasında 0.65 azalış göstermiştir. a* değeri en fazla kızılçam odunu epoksi reçine+%2 SiO2 uygulamasında 58,77 artış, en az iroko odunu akrilik vernik+%2 TiO2 uygulamasında 103,41 azalış göstermiştir. b* değeri en fazla kızılçam odunu epoksi reçine+%2 SiO2 uygulamasında 16,85 artış, en az iroko odunu akrilik vernik+%2 TiO2 uygulamasında 124,12 azalış göstermiştir. Liflere dik parlaklık değişiminde en fazla kızılçam odunu epoksi reçine+%1 SiO2 uygulamasında 5,11 gloss artış, en az iroko odunu akrilik vernik+%2 TiO2 uygulamasında 18,29 gloss azalış gerçekleşirken, liflere paralel parlaklık değişiminde ise en fazla kızılçam odunu epoksi reçine+%1 SiO2 uygulamasında 6,85 gloss artış görülürken, en az iroko odunu akrilik vernik+%2 SiO2 uygulamasında 4,38 gloss azalış görülmüştür. Ra pürüzlülük değerleri en fazla kızılçam odunu akrilik vernik+%1 SiO2 uygulamasında 190,17 μm artış, en az ise kızılçam odunu epoksi reçine kontrol grubunda çıkmıştır. Rq pürüzlülük değerleri en fazla kızılçam odunu akrilik vernik+%1 SiO2 uygulamasında 161,09 μm artış, en az kızılçam odunu epoksi reçine kontrol grubunda çıkmıştır. Rz pürüzlülük değerleri en fazla iroko odunu akrilik vernik kontrol grubu uygulamasında tespit edilirken, en az ise iroko odunu epoksi reçine+%2 SiO2 uygulamasında 42,40 μm tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda nano partikül katkılarının ahşap yüzeylerin estetik ve fiziksel özellikleri üzerinde belirgin etkiler oluşturduğu görülmüştür. Özellikle nano TiO₂ ve SiO₂ katkılarının, ahşap yüzeylerin parlaklık ve pürüzlülük değerlerini iyileştirdiği; renk değerlerinde ise ağaç türü, vernik türü ve katkı oranına bağlı farklılıkların meydana geldiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar, endüstride kullanılan üst düzey yüzey işlem malzemelerine nano katkılar eklenerek daha dayanıklı ve estetik açıdan geliştirilmiş ahşap kaplama yüzeyleri elde edilebileceğini göstermektedir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Yüz tanıma sistemlerinde derin öğrenme tabanlı biyometrik saldırı tespiti
    (Sena Özkara, 2026) Özkara, Sena; Olgun, Nevzat
    Yüz tanıma sistemlerinin yaygınlaşması, fotoğraf, video yeniden oynatma ve 3D maske temelli sunum saldırılarını önemli bir güvenlik tehdidi haline getirmiştir. Bu tez çalışmasında söz konusu saldırıları donanımdan bağımsız ve gerçek zamanlı tespit edebilmek amacıyla uzamsal ve zamansal öznitelikleri birleştiren çift akışlı hibrit bir derin öğrenme mimarisi önerilmiştir. Görsel akışta transfer öğrenme ile başlatılan MobileNetV2 omurgası kullanılırken, fizyolojik canlılık belirtilerini analiz etmek için rPPG tabanlı bir LSTM ağı sisteme entegre edilmiştir. Çalışmanın temel katkısı, görsel akışın tam yüz görüntüsünü kullanması ve fizyolojik akışın anatomik segmentasyon tabanlı seçici ROI ile temiz deri bölgelerine odaklanmasıdır. Model Replay-Mobile, 3DMAD, PURE ve UBFC-RPPG veri setlerini içeren heterojen bir veri havuzunda kişi bağımsız 5-katlı çapraz doğrulama ile değerlendirilmiştir. Deneysel sonuçlar önerilen yöntemin %4,16 ACER ve %99,36 AUC değerleri ile literatürdeki karmaşık modellerle rekabet edebildiğini göstermektedir. Bulgular, görsel ve fizyolojik modalitelerin birleşiminin özellikle zor saldırı senaryolarında sistemin doğruluğunu ve kararlılığını artırdığını ortaya koymaktadır.