AKÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@AKÜ, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , The Protagonist’s quest for finding himself in Jhumpa Lahiri’s the namesake(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) Yalvaç, FatmaThe Namesake (2003) was written by Jhumpa Lahiri. It tells the story of the Ganguli family, in which both the parents and the children have different experiences. Immigration is a pivotal point in the story’s events. Namely, the characters need to find a balance between the changing social and cultural norms of their homeland and those of the host country. Accordingly, the themes of cultural clash and acculturation are found clearly in this story. Moreover, a close interaction between the protagonist’s name(s) and the identity crisis attracts attention. The present study aims to reveal that there can be a close interaction between an individual’s name and the identity development process. To this aim, the story of the protagonist, named Gogol/Nikhil, is examined, considering Homi Bhabha’s concepts of hybridity and the third space. The details regarding the protagonist’s name(s) and identity development process represented in The Namesake are assessed to elicit the influence of name(s) on an individual’s sense of self. As a consequence of the research, it is detected that searching for identity is a challenging process for Gogol/Nikhil, and being Gogol or becoming Nikhil is his main conflict. Additionally, it is deduced that this conflict can be resolved only when he perceives the significance of his familial, socio-cultural, and national values in his personal life.Öğe Türü: Öğe , Mevlânâ’nın Mesnevi’de mutasavvıflara yönelttiği bazı eleştiriler(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) Çakır, Mustafa SefaYazılmasının üzerinden yaklaşık sekiz yüz sene geçmesine rağmen Mevlânâ’nın Mesnevi’si çağlar aşan mesajlarıyla bugün de güncelliğini korumaktadır. Günlük hayatın içinde kaleme alınan bir eser olan Mesnevi, toplumsal birçok meseleyi de işlemiştir. Ele aldığı toplumsal konular yanında toplumun birçok kesimini eserine yansıtan Mevlânâ, zaman zaman bu kesimlerle ilgili eleştirel bir üslup da kullanmıştır. Mevlânâ’nın eleştiri oklarından nasibini alan bir topluluk ise sufiler yani mutasavvıflardır. Eserde tespit edilebildiği kadarıyla mutasavvıfların bazısı kuru taklitçilikle, bazısı ihtiyatsızlıkla, bazısı da gurura kapılma ve ehil olmadıkları işlere soyunmakla eleştirilmiştir. Yine birçok beyitte dönemin sufilerle ilgili bakış açısını yansıtan ifadelere de yer verilmiştir. Mevlânâ, bu eleştirileri büyük bir mutasavvıf ve mürşit olarak takipçilerine doğruyu göstermek amacıyla yapmıştır denilebilir. Divan edebiyatında da şairler asırlar boyu zahid adı altında aşktan uzak olan kaba softa tipini eleştirmiştir. Mesnevi’deki tespitler de bir anlamda bu tiplemeye yapılan eleştirilere zemin hazırlamıştır. Diğer yandan Mevlânâ herkes için eleştirel bakabilme kabiliyetine sahip olmak gerektiğine de işaret etmiştir. Çalışma kapsamında Mesnevi bütünüyle taranmış, ilgili beyitler ve hikâyeler alınmıştır. Ardından bu metaforlarla Mevlânâ’nın ne anlatmak istediği üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda Mevlânâ kimi zaman bir tekkeye misafir olan, kendini dervişlerin meclisinde kaybeden bir sufiyi misal getirerek taklidin aldatıcılığını göstermiştir. Kimi zaman şehir ve köylü üzerinden tedbirsiz davranmayı, ehil olmayan bir mürşide teslimiyetin zararlarını anlatmıştır. Kişinin kendisinin ehli olmadığı işlere soyunmamasını savaşa giden ancak elleri bağlı bir esiri bile öldüremeyen bir derviş üzerinden gözler önüne sermiştir. Elbette eserde zikredilen tüm bu uyarılar her ne kadar doğrudan tasavvuf çerçevesinde verilse de herkes için geçerlidir ve herkesin alacağı bir pay vardır.Öğe Türü: Öğe , Bilim kurgu sinemasında yapay zekâ ve bilinç temsili: Ex Machina filminin göstergebilimsel çözümlemesi(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) As, ElçinBilim ve teknolojide yaşanan gelişmeler, yalnızca toplumsal yaşam pratiklerini dönüştürmemekte, aynı zamanda insan, makine, bilinç ve özneleşme arasındaki ilişkilerin yeniden düşünülmesini zorunlu kılmaktadır. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin gündelik yaşamda giderek daha görünür hale gelmesi, insan zekasına ve bilincine özgü olduğu varsayılan niteliklerin teknik sistemler bağlamında yeniden tartışılmasına yol açmıştır. Bu tartışmaların kültürel alandaki en dikkat çekici yansımalarından biri bilim kurgu sinemasında görülmektedir. Bilim kurgu sineması, teknoloji ve gelecek tahayyülleri üzerinden yapay zeka temsillerini görünür kılarken, aynı zamanda insan-sonrası varoluş, beden, özgür irade ve iktidar gibi meseleleri de sorgulamaya açmaktadır. Bu çalışmanın amacı, bilim kurgu sinemasında yapay zeka ve bilinç imgesinin nasıl temsil edildiğini Ex Machina (Alex Garland, 2015) filmi üzerinden incelemektir. Çalışmada öncelikle bilim kurgu sinemasının gelişimi ele alınmış ve ardından yapay zeka temsillerinin sinemadaki görünüm biçimleri değerlendirilmiştir. Çalışmada yöntem olarak göstergebilimsel film çözümlemesi benimsenmiştir. Bu doğrultuda Ex Machina filmi, düz anlam ve yan anlam katmanları üzerinden incelenmiş; filmde yer alan görsel ve işitsel göstergelerin teknolojik, mitik, felsefi, toplumsal cinsiyet ve iktidar odaklı kodlar içinde nasıl anlam kazandığı tartışılmıştır. Çözümleme sonucunda filmin yapay zekayı yalnızca teknik bir gelişme olarak değil, bilinç, beden, özgürlük, gözetim ve özneleşme ekseninde tartışmaya açan çok katmanlı bir anlatı sunduğu saptanmıştır. Bu yönüyle Ex Machina, insan ile makine arasındaki sınırların kültürel ve ideolojik olarak yeniden kurulduğunu gösteren çağdaş bir bilim kurgu metni olarak değerlendirilebilir.Öğe Türü: Öğe , Oswald Külpe ve Würzburg Okulu’nun Avrupa’da din psikolojisinin gelişimindeki rolü(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 25.09.2026) Özışık, Sakin; Köroğlu, GülvadeBu çalışma, Avrupa’da din psikolojisinin kuruluş sürecinde Oswald Külpe (1862-1915) ve onun öncülüğünde gelişen Würzburg Okulu’nun oynadığı rolü tarihsel ve kuramsal bir perspektiften incelemektedir. Nitel araştırma deseninde yürütülen çalışmada veriler, başta Oswald Külpe ve öğrencilerinin eserleri olmak üzere konuya ilişkin birincil ve ikincil kaynaklardan elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, Würzburg Okulu’nun yüksek zihinsel süreçleri deneysel incelemenin konusu hâline getirerek dinî inanç ve davranışların da bilimsel yöntemlerle araştırılmasına önemli katkılar sağladığını göstermiştir. Bu okulun geliştirdiği sistematik deneysel içgözlem yöntemi, düşünmenin yönelim, amaç ve anlam çerçevesinde işleyen bir zihinsel etkinlik olduğunu ortaya koymuştur. Würzburg Okulu tarafından düşünme sürecini açıklamak için geliştirilen bilinç durumları, belirleyici eğilimler, imgesiz düşünme ve şematik beklenti gibi kavramlar düşüncenin indirgenemez ve bütüncül yapısını görünür kılmıştır. Bu katkılar, psikolojinin basit bilinç içeriklerinin ötesine geçerek din gibi daha yüksek ruhsal yaşantıları da bilimsel biçimde ele alabileceğini ortaya koymuştur. Böylece Würzburg Okulu’nun geliştirdiği yeni düşünce psikolojisi, dinle ilgili karmaşık düşünme süreçlerini daha anlaşılır hale getirmiştir. Sonuç olarak Avrupa’da din psikolojisinin gelişiminde Külpe ve Würzburg Okulu önemli bir rol oynamıştır. Bu rol iki temel açıdan ele alınabilir: İlk olarak, söz konusu gelenek dinî yaşantının bilişsel, iradi ve anlam kurucu boyutlarını görünür kılarak alanın kuramsal çerçevesini genişletmiştir. İkinci olarak ise sistematik deneysel içgözlem yöntemini geliştirerek alanın yöntemsel gelişimine katkıda bulunmuş ve dinî yaşantının bilimsel olarak incelenmesi için yeni araştırma imkânları sunmuştur.Öğe Türü: Öğe , Changing curriculum, changing values? Thematic transformation in social studies curriculum(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 13 Ocak 2026) Süral, SerhatThis study examines how values are represented in the 2018 and 2024 Social Studies curricula implemented in Türkiye. Using qualitative document analysis, the study explores how values are thematically structured, linked to learning outcomes, and pedagogically framed within the curriculum texts. The analysis is informed by critical, transformative, and social-emotional perspectives on value education. The findings indicate that while both curricula emphasize value education, the 2024 curriculum, developed in line with the Maarif Model, adopts a more integrated and systematic approach, particularly in terms of affective and social-emotional dimensions. Thematic content analysis further reveals that values are conveyed not only through explicit statements but also through implicit and hidden curricular structures. Visual tools such as Sankey diagrams and thematic maps were employed to enhance the transparency and interpretability of the analysis. Overall, the study offers a critical and comprehensive evaluation of value education in curriculum documents and provides insights for policymakers and curriculum developers during periods of curricular transition.


















