AKÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi


DSpace@AKÜ, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.





Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Öğe ,
    Orta asya Türk şamanizmi’nde hastalıklar ve tedavi yöntemleri
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 23.10.2025) Aytemiz, Mehmet Çağlar; Cihan, Cihad
    Orta Asya Şamanizmi’nde hastalıkların temel nedeni genellikle doğa üstü güçlerin veya ruhların olumsuz etkileri ile ilişkilendirilmiştir. Orta Asya’nın Şamanist Türk topluluklarına göre insanlar; sağlıklarını, ruhların veya doğa üstü varlıkların onlara kızgınlığı sonucu kaybetmektedirler. Bu noktada devreye giren şaman/kam/baksı denilen ruhani kimseler manyak denilen giydikleri özel giysiler ve kullandıkları davul, ayna, kuş tüyü gibi materyaller ile çeşitli ayin veya ritüeller düzenleyerek insanları sağlıklarına kavuşturmaya çalışmışlardır. Uyguladıkları çeşitli ritüeller esnasında ruhlar dünyası ile iletişim kuran şaman/kam/baksı denen bu ruhani kişilerin en önemli görevlerinden biri de hastalığın kaynağını anlamak ve insanlarını sağlığına kavuşturmak olmuştur. Hasta tedavisinde uygulanan ritüeller veya ruhlarla iletişime geçmenin işe yaramadığı, yetersiz kaldığı noktalarda ise Otacı denen kişiler doğadan elde ettikleri şifalı bitkiler ile insanların sağlığına kavuşması için çeşitli merhem, yiyecek veya içecekler hazırlayarak onların sağlıklarına kavuşmaları için uğraş vermişleridir. Otacıların doğayı bu kadar iyi tanıması ve çeşitli hastalıklara iyi gelecek şifalı bitkileri biliyor olması şüphesiz ki yıllar süren bir ananenin ve deneme-yanılma yönteminin ürünü olmuştur. Tezin birinci bölümünde Orta Asya Şamanizmi, şaman olma ritüeli, şamanın görevleri şaman/kam/baksı üçlemesi ve kullandıkları materyaller açıklanmıştır. İkinci bölümde Orta Asya Şamanizmi’nde yer alan hastalıklar tasnif edilmiş ve detaylandırılmıştır. Üçüncü bölümde Orta Asya Şamanizmi’nde uygulanan tedavi yöntemleri açıklanmıştır. Çalışmanın dördüncü ve son bölümde ise Orta Asya Şamanist kavimlerinin hasta tedavisinde kullandıkları materyaller ve oluşturdukları ilaç tarifleri belirtilmiştir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    İlkokul veri okuryazarlığı ölçeğinin geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışmaları
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 21.11.2025) Kayar, İrem; Bayırlı, Hakan
    21.yüzyıl okuryazarlıklarından biri olan veri okuryazarlığı, bireylerin veriyi anlama, değerlendirme, yorumlama ve etkili bir şekilde kullanma becerisidir. Bu becerinin ilkokuldan itibaren öğrencilere kazandırılması, onların günlük yaşantılarında karşılaşabilecekleri veriler ile doğru kararlar alabilmeleri açısından önem arz etmektedir. Bu çerçevede bu konuyla ilgili yapılan araştırmalar eğitimcilere ve ilkokul öğrencilerine büyük faydalar sunacaktır. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin veri okuryazarlığını belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Araştırmada ilk olarak değişkenlerini oluşturan kavramlara ilişkin ulusal ve uluslararası kuramsal çerçeve ve yapılan çalışmalar incelenmiştir. Ardından konuyla ilgili olarak anket tekniği kullanılmıştır. Kullanılan ankette veri okuryazarlığına yönelik akademisyen ve öğretmenlerin görüşleri alınmıştır. Elde edilen bu görüşlerden madde havuzu oluşturulurken fikir alınmıştır. Oluşturulan madde havuzunda ilk süreçte 30 madde bulunmaktadır. Uzman görüşlerinin alınması ile birlikte 3 maddenin ölçekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu, Afyonkarahisar merkez okullarında yer alan 1200 ilkokul 4.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu örneklem grubu, tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. 27 maddeden oluşan ölçeğin birinci uygulaması 600 öğrenciye uygulanmıştır ve açımlayıcı faktör analizi sonucunda 17 maddenin ölçekte kalmasına karar verilmiştir. 17 maddeden oluşan bu yeni taslak ölçeğin doğrulayıcı faktör analizini yapmak amacıyla 600 öğrenciden veri toplanmıştır. Yapılan DFA’da hiçbir maddenin çıkarılmamasına karar verilmiştir. Model uyum indeksleri incelendiğinde, χ 2 /sd, RMSEA, GFI, SRMR, NFI ve NNFI değerlerinin kabul edilebilir uyum, AGFI ve CFI değerlerinin mükemmel uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmanın güvenirliği arttırmak ve maddelerin ayırt ediciliğini öğrenmek amacıyla Cronbach Alfa katsayıları, Toplam madde korelasyonları ve %27’lik alt üst grubun t ve p değerleri hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda 17 maddeden oluşan İlkokul 4.sınıf Öğrencilerine Yönelik Veri Okuryazarlığı Ölçeği’nin geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Örneklem grubunun geliştirilen ölçeğe ait düzeylerine bakıldığında, ölçeğin ortalaması 80, 3517 olarak hesaplanmış olup örneklem grubu düzeyinin orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    5. sınıf öğrencilerinin rica söz edimi ile ilgili üretimleri üzerine bir inceleme
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 25.06.2025) Taş Başbey, Şenay; Çetinkaya, Bayram
    Bu araştırma, beşinci sınıf öğrencilerinin rica söz edimini nasıl gerçekleştirdiklerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hedefi, öğrencilerin farklı bağlamlarda birinden bir şey isteme durumunda hangi stratejileri kullandıklarını ve rica söz edimini oluşturan ögeleri ne ölçüde gerçekleştirdiklerini belirlemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli çerçevesinde desenlenmiştir. Veri toplama aracı olarak, dokuz farklı bağlamdan oluşan bir Konuşma Tamamlama Testi kullanılmıştır. Bu bağlamlar, öğrencilerin sosyal statü farklılıklarını, iletişim kanallarını ve durum çeşitliliğini yansıtacak şekilde düzenlenmiştir. Uygulama 2023-2024 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde gerçekleştirilmiş; üç farklı okulda toplam 90 beşinci sınıf öğrencisinden veri toplanmıştır. Elde edilen yanıtlar, Blum-Kulka ve Olshtain’in (1984) geliştirdiği rica stratejileri modeli ile Polat’ın (2010) söz edimi ölçme aracı temel alınarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin ifadeleri hem rica stratejileri (doğrudan, dolaylı, alışılagelmiş dolaylı vs.) hem de rica söz edimini oluşturan ögeler (selamlama, seslenme, incelik bildirimi, gerekçe bildirimi, istek bildirimi, isteğe hazırlık) açısından değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin bağlamlara göre farklı stratejiler benimsediği, ancak özellikle resmi bağlamlarda ve yazılı iletişimde (telefon, e-posta) rica ögelerini eksik kullandıkları görülmüştür. Bu bulgular, orta öğretim düzeyinde pragmatik yeterliliğin geliştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Matematik öğrenme güçlüğünün giderilmesinde ebeveyn katılımının sosyal sorun çözme becerisi bağlamında incelenmesi: Bir durum çalışması
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 17.11.2025) Kanat, Sümeyra; Koca, Nusret; Bingölbali, Erhan
    Bu tez çalışması, matematik öğrenme güçlüğüne sahip çocuğunun gelişim göstermesinde ve tanısının kaldırılmasında rol oynayan bir annenin ebeveyn katılımını sosyal sorun çözme becerisi açısından ele almayı amaçlamıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması desenine göre tasarlanan bu çalışma, özgül öğrenme güçlüğü tıbbi/eğitsel tanı ve raporu almış, matematik öğrenme güçlüğüne sahip olan ve ebeveyn desteği ile sahip olduğu güçlüğü Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) ile kaldırmış 1 çocuğun ebeveyni ile yürütülmüştür. Araştırmanın temel verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formundaki sorular kullanılarak ebeveyn ile yapılan görüşmeden elde edilmiştir. Ebeveynin sosyal sorun çözme beceri düzeyini ölçmeye yönelik nicel veriler ise Sosyal Sorun Çözme Envanteri (SSÇE) ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında ebeveynden elde edilen verilerin ve bu bağlamda ulaşılan sonuçların inandırıcılığını arttırmak amacıyla üçleme (triangulation) yapılmıştır. Bu doğrultuda çocuğa ait ÇÖZGER raporları, karne notları doküman olarak; çocuğun Matematik Kaygı Ölçeğine verdiği cevaplar da ek bir veri kaynağı olarak araştırmaya dahil edilmiştir. Elde edilen veriler, betimsel ve içerik analizi yöntemlerine göre çözümlenmiştir. Nitel veriler, ebeveynin olumlu sorun yönelimine sahip olduğunu, çocuğunun sahip olduğu bu güçlüğün üstesinden gelebilmesi için çeşitli yöntemler, stratejiler denediğini ve tüm bu süreçte liderlik yaparak, inisiyatif alarak etkin bir rol oynadığını ortaya koyarken; nicel veriler ise ebeveynin sosyal sorun çözme becerisinin tüm alt boyutlarında genel olarak orta-üst düzeyde olduğunu göstermiştir. Ebeveynden elde edilen bulguları desteklemek amacıyla araştırmaya dahil edilen diğer verilere bakıldığında ise çocuğun öğrenme güçlüğü tanısının kaldırıldığı, matematik dersindeki yazılı notlarının iyi-pekiyi düzeyinde olduğu ve matematik kaygısının oldukça düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular neticesinde matematik öğrenme güçlüğü ile başa çıkma sürecinin tanılama, çözüm önerileri geliştirme, müdahale ve değerlendirme aşamalarında ebeveyn katılımı ve iş birliğinin etkin bir şekilde yürütülmesi gerektiği; aynı zamanda bu süreçte ebeveynin gelişmiş sosyal sorun çözme becerisine sahip olmasının sürecin başarısında oldukça önemli bir rol oynadığı söylenebilmektedir. Sonuç olarak, bu durum çalışması; matematik öğrenme güçlüğü (MÖG) tanısının kaldırılması gibi başarılı sonuçlar elde edilmesinde ebeveyn katılımının kritik rolünü derinlemesine irdelemekte, bu rolün etkinliğini artıran bir değişken olarak ebeveynin sosyal sorun çözme becerilerinin önemini vurgulamakta olup konunun daha büyük ölçekli araştırmalarla desteklenmesi gerektiğine işaret etmektedir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Kamu çevre koruma harcamalarına ilişkin etkinlik analizi: Oecd ülkeleri örneği
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 28.07.2025) Koç Arslan, Sanem; Gürler Hazman, Gülsüm
    Çevresel sorunlarla mücadelede kamunun kullandığı araçların başında çevre koruma harcamaları gelmektedir. Bu çalışmanın amacı kamu çevre koruma harcamalarının etkinliğini seçili çevresel göstergeler üzerinden hesaplayarak, elde edilen etkinlik skorlarını belirleyen faktörleri tespit etmektir. 30 OECD ülkesinin 2008-2020 yılları arası çevresel verileri çalışmanın veri setini oluşturmaktadır. Çalışmada yöntem olarak iki aşamalı veri zarflama analizi kullanılmıştır. Analizin ilk aşamasında veri zarflama analizi süper etkinlik modeli kullanılmıştır. Veri zarflama analizinde, ülkelerin kamu çevre koruma harcamaları girdi; karbondioksit emisyonları, yenilenebilir enerji üretimleri, ormanlık alanları, havadaki partikül madde oranları da çıktı olarak kullanılmıştır. Analizin ikinci aşamasında ise elde edilen etkinlik skorlarının bağımlı değişken olarak kullanıldığı klasik panel veri analizi uygulaması yapılmıştır. Panel veri analizinde bağımsız değişken olarak ülkelerin nüfus yoğunluğu, kentleşme, endüstrileşme, kişi başı milli gelir ve birincil enerji yoğunluğu verileri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre OECD ülkelerinin etkinlik skorları ile nüfus yoğunlukları ve birincil enerji yoğunlukları arasında negatif yönlü; kentleşme ve endüstrileşme arasında ise pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Kişi başı milli gelir ile etkinlik skorları arasında ise herhangi bir ilişki bulunmamıştır. Bu sonuçlara göre şehirleşme ve endüstrileşme ülkelerin çevre koruma harcamalarının etkinliğini artırmaktadır.