Atlarda kolik operasyonunun değerlendirilmesi
Özet
Kolik, at sahiplerini ve veteriner hekimleri yüzyıllardır hayal kırıklığına uğratan ve bugün de halen önemli ve acil klinik bir sendrom olarak bilinmektedir. Kolik, atlarda ölüm nedenlerinin ilk sırasında yer almaktadır. Tıbbi, anestezik ve cerrahi tekniklerin yanı sıra kolik tanınmasında son otuz yılda kaydedilen ilerlemeler, kolik hastası bir at için prognozu önemli ölçüde olumlu hale getirmiştir. Örneğin, büyük kolon volvulusu gibi en yıkıcı kolik biçimlerine sahip atlar, hastalık sürecinin erken safhalarında tedavi edilirlerse hayatta kalmaları için mükemmel bir prognoza sahip olabilirler. Bu hususta ülkemizde kolik cerrahisinin yaygınlığı ve prognozu bakımından bir değerlendirme yapılmamış olması ve yurt dışında yoğun ve başarılı bir şekilde yapılan kolik cerrahisi, ülkemiz de çok sınırlı yapılıyor olması göz önünde bulundurulduğunda önerilen tez çalışması orijinal nitelik taşımaktadır.
Bu çalışmanın amacı ülkemizde bulunan nadide safkan atların hem yaşamsal faaliyetlerinin devam etmesi ve sonucunda yüksek ekonomik getirilerine de devam etmesi çalışmanın önemini artırmaktadır.
Çalışmada Eskişehir, Mahmudiye ilçesinde yerleşik Dörtnal Veteriner Kliniğinde 2017-2023 yılları arasında gerçekleştirilen 50 safkan ata ait kolik cerrahisi verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Atların yaş, cinsiyet, ırk, canlı ağırlık gibi fiziksel bilgiler hasta kayıt sisteminden çekilerek analiz için uygun formata getirildi. Atlara ait pre-operatif parametreler (Kalp atım sayısı, PO2, PCO2, HCO3, bağırsak peristaltisi, vücut ısısı, CRT, mukozalar, abdominal ultrason, midenin durumu, rektal palpasyon, laktat, WBC, HCT ve Glukoz değerleri), operasyondaki parametreler (kalp atım sayısı, SPO2, solunum sayısı, kapnografi, operasyon teknikleri, sancı teşhisi, vücut ısısı) ve post-operatif parametreler (uyanma süresi, kalp atım sayısı, PO2, PCO2, HCO3, postoperatif ileus, CRT, mukozalar, abdominal ultrasonografi, midenin durumu (gastrik reflü), postoperatif komplikasyonlar, Laktat, WBC, HCT ve Glukoz değerleri) değerlendirildi. Verilerin normal dağılımı için t-testi ve yaş, cinsiyet, ırk ve kolik cerrahisi verilerinin analizi için Ki-kare testi kullanıldı. İstatiksel anlamlılık p<0.05 olarak dikkate alındı. Çalışmada elde edilen verilere göre, operasyon sonrası hayatta kalma oranı %70 olarak belirlenmiş ve özellikle strangülasyonla seyreden intestinal volvulus ve intussusception olgularında mortalitenin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Operasyon sonrası 24. saatte Glukoz, Laktat, hematokrit ve hemoglobin düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı düşüşler kaydedilmiş, bu parametrelerdeki değişimlerin uygulanan sıvı tedavisi, metabolik denge sağlanması ve sistemik stresin azalması ile ilişkili olduğu değerlendirilmiştir. Kan gazı analizlerinde pH ve PO₂ düzeylerinin anlamlı artış göstermesi, solunum sisteminin daha etkin çalıştığını ortaya koyarken; PCO₂ düzeyindeki düşüş de asit-baz dengesinin normale dönmeye başladığını göstermiştir. Postoperatif dönemde kolon ve sekum motilitesinde belirgin artış gözlenmiş olup, bu durum gastrointestinal sistemin fonksiyonel toparlanmasının bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca operasyon sırasındaki fizyolojik parametrelerden kalp atım hızı, solunum sayısı ve kapiller dolum süresi gibi göstergelerde de anlamlı iyileşmeler kaydedilmiştir. Bu sonuçlar, kolik cerrahisinin yalnızca yaşam süresini uzatmakla kalmayıp, aynı zamanda fizyolojik stabilitenin sağlanmasına da önemli katkılar sunduğunu ortaya koymakta; erken müdahale ve uygun cerrahi tekniklerin, safkan atların yaşamsal ve ekonomik değerlerinin korunmasında belirleyici rol oynadığını göstermektedir
Özellikle operasyon sonrası gözlenen komplikasyonların yaygınlığı ve bu hususta yapılan girişimler ve sonuçları dikkat çekiciydi. Colic has long been a source of concern and frustration for horse owners and veterinarians alike, and it continues to represent a major clinical emergency today. It remains the leading cause of death in horses. Advances in medical, anesthetic, and surgical techniques, as well as in the diagnosis of colic over the past three decades, have significantly improved the prognosis for affected horses. For instance, horses suffering from severe forms of colic, such as large colon volvulus, can have an excellent prognosis if treated in the early stages of the disease. Despite the proven effectiveness of colic surgery abroad, its practice remains limited in Turkey, and no comprehensive evaluation of its outcomes has been conducted locally. Therefore, the proposed study holds original significance.
This research gains further importance considering the high economic value and vital function of purebred horses in Turkey. The study retrospectively evaluates data from 50 colic surgeries performed on purebred horses between 2017 and 2023 at Dörtnal Veterinary Clinic, located in Mahmudiye, Eskişehir. Physical data such as age, sex, breed, and body weight were extracted from the clinical records and formatted for analysis. Pre-operative parameters (heart rate, PO₂, PCO₂, HCO₃, intestinal peristalsis, body temperature, CRT, mucous membrane color, abdominal ultrasonography, gastric reflux, rectal palpation, Lactate, WBC, HCT, and Glucose levels), intra-operative parameters (Heart rate, SpO₂, Respiratory rate, Capnography, Surgical techniques, diagnosis of colic type, body temperature), and post-operative parameters (recovery time, heart rate, PO₂, PCO₂, HCO₃, post-operative ileus, CRT, mucous membranes, abdominal ultrasonography, gastric reflux, post-operative complications, lactate, WBC, HCT, and glucose levels) were analyzed.
The normality of the data distribution was assessed using the t-test, while chi-square analysis was used for evaluating age, sex, breed, and colic surgery variables. Statistical significance was set at p<0.05. According to the findings, the post-operative survival rate was determined to be 70%. Higher mortality rates were particularly noted in cases involving strangulating intestinal volvulus and intussusception. Significant decreases were observed in glucose, lactate, hematocrit, and hemoglobin levels within 24 hours after surgery. These changes were attributed to the fluid therapy administered, restoration of metabolic balance, and reduction in systemic stress.
Blood gas analysis showed a significant increase in pH and PO₂ levels, indicating improved respiratory function, while a decrease in PCO₂ suggested normalization of acid-base balance. Marked improvement in colon and cecum motility was observed in the post-operative period, reflecting the functional recovery of the gastrointestinal tract. Intra-operative improvements were also seen in key physiological indicators such as heart rate, respiratory rate, and capillary refill time.
These results demonstrate that colic surgery not only extends survival but also contributes significantly to restoring physiological stability. Early intervention and the application of appropriate surgical techniques play a critical role in preserving the vital and economic value of purebred horses. The frequency of post-operative complications and the clinical responses to these events were also noteworthy.



















