Kişisel gelişim kitaplarında neo-öznenin inşası
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, popüler kişisel gelişim kitaplarında yer alan anlatılar üzerinden neoliberal öznelliğin hangi söylemler aracılığıyla inşa edildiğini incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, kişisel gelişim literatüründe bireyin nasıl özneleştirildiğini ve bu süreçlerin neoliberal ideolojinin kültürel taşıyıcılığına nasıl hizmet ettiğini açığa çıkarmaktır. Yöntem olarak, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde döküman analizi kullanılmıştır. Çözümlemede eleştirel söylem analizi temel alınmış; Norman Fairclough’un söylem ve iktidar ilişkisine dayalı üç düzeyli modeli merkezde tutulmuştur. Analiz süreci, Ruth Wodak’ın söylem-tarihsel yaklaşımından ve Teun A. van Dijk’in sosyo-bilişsel modelinden sağlanan katkılarla desteklenmiştir. Bu kapsamda Türkçeye çevrilmiş, yüksek tirajlı ve geniş okuyucu kitlesine ulaşmış on iki popüler kişisel gelişim kitabı seçilmiş; söylemsel tekrarlar, normatif yönlendirmeler ve dilsel kodlar üzerinden sistematik biçimde incelenmiştir. Araştırma bulguları, sekiz tematik söylem alanının öne çıktığını göstermektedir: Bireysel Sorumluluk, Girişimci Benlik ve Performans, Özdisiplin, Pozitiflik ve Mutluluk, Rekabet ve Kazanma, İçsel Dönüşüm ve Arınma, Stratejik İletişim ve İkna ile Spiritüel-Terapötik Söylemler. Her bir söylem; bireyi yapısal eşitsizlikleri görünmez kılan, toplumsal sorunları kişisel yetersizliklere indirgeyen ve sürekli kendini geliştirmek zorunda hisseden bir proje-özneye dönüştürmektedir. Çalışma, kişisel gelişim literatürünün sunduğu ideallerin ardında işleyen iktidar ilişkilerini açığa çıkararak neoliberal öznelliğin kültürel inşasına dair eleştirel bir bakış sunmaktadır. Bu bağlamda kişisel gelişim kitaplarının, bireysel rehberlikten öte neoliberal düzeni yeniden üreten söylemsel aygıtlar ve politik müdahale araçları hâline geldiği görülmüştür. Araştırmanın sonucunda, bu metinlerin eleştirel bir perspektifle okunmasının gerekliliği vurgulanmakta; eğitim, medya ve kültürel üretim alanlarında bireyselcilik yerine kolektif dayanışmayı güçlendirecek alternatif söylemlerin geliştirilmesi önerilmektedir.
This study examines how neoliberal subjectivity is constructed through discourses embedded in popular self-help books. The primary aim of the research is to reveal how individuals are subjectivized within self-help literature and how these processes serve as cultural vehicles of neoliberal ideology. As a method, document analysis was employed within the framework of a qualitative research approach. Critical discourse analysis was adopted as the analytical basis, with Norman Fairclough’s three-dimensional model-centered on the relationship between discourse and power-serving as the core framework. The analysis was further enriched with insights from Ruth Wodak’s discourse-historical approach and Teun A. van Dijk’s socio-cognitive model. Within this scope, twelve popular self-help books translated into Turkish, with high circulation and wide readership, were selected and systematically examined through discursive repetitions, normative directives, and linguistic codes. The research findings demonstrate the prominence of eight thematic discursive domains: Individual Responsibility, Entrepreneurial Self and Performance, Self-Discipline, Positivity and Happiness, Competition and Winning, Inner Transformation and Purification, Strategic Communication and Persuasion, and Spiritual-Therapeutic Discourses. Each discourse transforms the individual into a project-subject who renders structural inequalities invisible, reduces social problems to personal inadequacies, and feels compelled to engage in perpetual self-improvement. The study provides a critical perspective on the cultural construction of neoliberal subjectivity by uncovering the power relations operating behind the ideals promoted in self-help literature. In this regard, self-help books appear not as mere instruments of individual guidance but as discursive apparatuses and political tools that reproduce the neoliberal order. The study concludes by emphasizing the necessity of reading these texts through a critical lens and suggests the development of alternative discourses in education, media, and cultural production that can foster collective solidarity rather than individualism.










